İNCİ... BİR MARKANIN ÖYKÜSÜ…
Bugün, dünya ölçeğinde 32 pazarda aranan bir marka olan İnci'nin öyküsü, 90 yıl önce İstanbul'da başladı: Yıl 1917… Zincirin ilk halkası…
1917 yılında, İstanbul'da, küçük bir lostra salonu kuruldu. Bu mütevazı salon birkaç yıl sonra çocuk ayakkabıları ve ev terlikleri satan bir mağazaya dönüştü. Kaliteli ürünleriyle, tercih edilen mağazalardan biri olarak, tüketicilere otuz yıl boyunca hizmet verdi.
Yıl 1947… Ailenin ikinci kuşak temsilcisi Ahmet Nuri Kızıltaş, İstanbul Fatih'te yepyeni bir ayakkabı mağazası açtı. İleri görüşlü ve modern bir girişimci olan Ahmet Nuri Kızıltaş, İnci Fatih mağazasının temel felsefesini, "Müşteri memnuniyeti!" olarak belirlemişti. Müşteri memnuniyeti ancak "kalite"yle sağlanabilirdi. Kalitenin ise, iki adet temel taşı vardı:
Ürünler dayanıklı ve sağlam olacak.
Ürünler "şık, fonksiyonel ve uygun fiyatlı" olacak.
İnci Fatih mağazası, piyasada gerçekleştirdiği perakende operasyonlarla kısa sürede konusundaki öncülerin arasına girdi. Yeni satış stratejileri geliştiriliyor, halkla ilişkilere önem veriliyor, stok sistemleri konusunda hassas davranılıyordu. Ürün kalitesi konusunda ise kesinlikle titiz ve seçici bir tutum sergileniliyordu. Kısa bir süre içinde tüketicide, İnci Fatih mağazasından "şık, kaliteli ve uygun fiyatlı" ürünler alabileceği güveni doğmuştu. İşte İnci Fatih mağazasında başlatılan ve müşteri memnuniyetini amaçlayan bu kalite anlayışı İnci'yi, nesiller boyunca aranan bir markaya dönüştürdü.
1980'li yılların başlarında ailenin üçüncü kuşağı ...